Imdb: 7.5 / 9
Yıl: 2008
Yönetmen: Charlie Kaufman
Neredeyse 9 yıl olmuş olmalı ve belki de 3 kez izlemiş olmalıyım bu filmi. (Bir, ikisinde biraz uykulu olmam da olası ya da inatla ne anlatıyor bu demek de diyebilirim.) Evet, filmimiz New York Yanılsamaları, (Yanımsamaları mı diyorum arada…) 2008 yapımı ve Charlie Kaufman imzalı, O’nun ilk yönetmenlik deneyimi. Daha öncesinde Being John Malkovich ve Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Böyle de uzun oluyormuş Sil Baştan diyelim.) filmlerinde yazar olarak yer almış, beğenmiş olmam belki de bu tiyatral esere yoğunlaştırmıştır beni. Tiyatro evet, kahramanımız büyük bir hangar kiralayarak içerisinde kendi yaşamını, daha doğrusu yaşantısını sergileyeceği bir tiyatro inşa ediyor. Filmin ilk sahnelerinde ise ya televizyon ya da gazetede Türkiye geçiyordu, hatırladığım kadarı ile hoş da değildi. (Tavuk gribi olabilir mi?) Neyse ki bu hangar içerisinde bir minyatür olarak hangarın olduğu çevre inşa ediliyor, tabi ki içerisinde o çevre inşası olduğu için yeni bir hangarımız da var. Ve ardında o hangarın içerisine de minyatür inşa devam ediyor ve bir hangar daha…
Derken kendisini canlandıracak bir oyuncuyu güç bela seçiyor, ardında kendisini canlandıracak oyuncuyu canlandıracak olan oyuncuyu da seçmek durumunda kalıyor. Ve elbette ardından kendisini canlandıran oyuncuyu canlandırmakta olan oyuncunun da ,canlandırılması için bir oyuncu daha seçiliyor. Sonrasında O’nu canlandıran oyuncuyu canlandıran oyuncunun canlandırılmasını sağlayan oyuncuyu da canlandıran… Bu ne yahu, yeter! Böylece iç içe katmanlara bir yolculuğa çıkıyorsun. (Inception alert, neyse ki 2 yıl sonra yapılmıştı.)
Gayet donuk sıradan ilerleyen film, hoşlanmış olduğu kadınla bir ev bakmaya gittiğinde beyin yakmaya başlıyor. Evet, gerçekten yakmak olmalı çünkü tutacak oldukları ev alevler içerisinde yanıyorken, bizimkiler ”Ne kadar güzel, duman zehirlemez değil mi?” gibi söylemlerde bulunarak evi çok beğeniyorlar…
Eşi ile nüksetmekte olan sorunlar, kızı ile yaşanan tuhaf durumlar, eşinin O’nu aldatıyor olması, kahramanımızın tuhaf hastalığı ve dışkısı derken bitiveriyor film. Öyle kısa da değil 2 saat ne oluyor derken bitmesi, dramatize bir dış alan konuşması ile sona eriyor.
Kısacası izleyin, benimle aynı kederi paylaşmanız gerek. Gerçekçi değilim elbette, biraz sabır sonucu etkisinde kalacağınız bir yapım olacak. Puanı 7-8 segmentinde olsa da 9 puan basıp geçmişim ilginç. Çok da anlatamadım ya, neyse tekrar izleyeyim o an.