Yoktu sonu; güneş çekilirken inine, içindeydim koyuluğun. Yavaşça çökerken gece üzerime, uzaktı gündüzlerim karanlığın eşiğine.
Enineydi tüm çizgiler içtiğimde, bir ben vardı, bir de sen. Esler huzursuzluğumda ve eller kadehleri tuttuğumda. Umduğumda yarınları, unuttuğumda onları. Uyuduğumda ansızın ve uyandığımda aynı anın kaybolmuşluğuna. Bir başka bahara, bir güzün sararmışlığına ardında.
Artık yağmalı yağmurlar demekte her sanrı bana ve her sancı daha bir acı, tatsız. Yazı beklerken kışın, kendine sarılıp üşümekte bir yanım. Dalgınlığım biraz da, ne de olsa dağıtmışlığım engeldi odaklanmaya. Yazmaya, yanılmıyor olmaya her bir hata.
Şimdi gece doğacak, doğar mı hiç demeyin karanlıklar. Bir ışığın yoksunluğunda, büyüyen göz bebekleri karanlığa bakacak. Gölgelerime ardında, peşimde kalan her bir insana. Yokluğuna, sonsuzluğa.