Benzer Şeyler


Biri demişti aslında; çek tenha bir yere bedenini ve izle gün batımının güzelliğini, ardında yudumla kehribarın rengini ve filtreden geçir her birini.

Gündüzünde düşlerin epey uzunca yazmıştım sahifeye ve evet sanırım yeni bir öykü geliyor olmalı uzun bir aranın ardından geleceğe. Şimdi tınısı var kulaklarımda kırmızı rujların gece dileğinden ve bir damla yağmur düştü tenime. Oysa yarın yağacağını söylüyordu bültenler ve bilinmezliğe açılmamıştı henüz pencere.

Bakılmamalı bu esnada dalgınlığıma, dalmayı bilmediğim gibi, bir daldan başka birine atlamaktaydı sıçramalar zamanda. Adını koydum ardında, evet şu an için kırmızı oda.

Kimseye ihtiyacım olmadığı anlar, yok oluşlar, var edilen her bir sinsi yaratıklar. Saat yarım var sekize, eskizde henüz çok taze yazılar. Bir kaç dakika olmuş olmalı sadece ve bir kaç yıl zihnimin derinliğinde.

İlk tümce ise şu idi öyküde, “Bugüne uyandığı bir başka yarındaydı.”. Evet sabırsızlık var biraz içimde, çünkü henüz uyanmamıştım. Uyutulmuş ve uyuşturulmuştum geçmişte. Git gide tamamlanan bir yapboz gibi şimdide, artık sahteliği görebiliyorum nispeten.

Bu ana, bu masaya geliyor her bir sebep. Yarını kokluyor, yarını duyuyor nedenler. Niçin diye sorgulamadan her bir keşkeyi, kesiliyor iletişim sizinle.

Umursamamış gibi olduğum o kadar çok umursama var ki içimde, içimden dışına çıkmak istiyor ruhum bu evrede. Yazıyorum, yazıldığında her bir cümle, var oluyorum sizi yok ederken.

Biri demişti aslında, varlığı yok edenin, yokluğu var etmez yalnız yürüyor olduğunda ve yoksun hissettiğin her bir anın yamacında, bir varlık tutunduğun, kurtaramaz seni kaybolduğunda.

Evet bunu söyleyen bir başka ben olmalı baktığımda, ancak hala göremiyor olmalıyım bedenleriniz var olsa da maskesiz dolaşmadığınızda.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.