Arasında, henüz ortaya çıkmamışken ay ve saklanmamışken tepenin ardında güneş, aralığında kalıyor geçmişin tüm yanılgılar. Yansıyor cama, yağıyor bulutlar.
Direniyorum ardında; soğuk kalemi alıyorum parmaklarımın arasına, yazıyorum, döküldükçe sözcükler kağıda, sararıyorum, eskiyorum. Bir zamanlar siyahın üzerine çiziyorken silüetleri, artık ben o karanlığın içerisine gömülüyorum. Karışıyorum biraz, unutuyorum, unutuluyorum zamanla.
Ne de güzeldi bazı anlar; an ve an, günbegün aklımda, ağlayan bulutlar, sevinç gözyaşları döküyordu aslında. Uzun çalışmalar, hele bir de geceyse azınlıkta, güzel dakikalar vardı yukarı çıkıldığında. Hiç atarken adım bir sonrasına, düşmüş müydüm o anda, yoksa bitmedi mi basamaklar hala.