İstem dışı bir isteksizlik bu, istediğinde aslında, dilemediğin bir sonuç elde etmekti durum. Uzanırken Ocak’ın sonuna, bir yaş daha alacağımdı Şubat’ın sunumu. Koyu mu, yoksa gözlerimin çeperlerinin karanlıkta kalıyor olduğu mu, anlayamıyordum. Duruyordum sadece, duruluyordum. Binlercesi geçip gidiyorken takvimden, birkaçında kalıyordum.
Zaman, ne zaman istenirse kendisinden kayıp gidenleri, önüme başka bir anı bırakıyordu. Birer hatıra diyordum göreceklerime, çünkü yaşanacak olan her şey, yaşanmıştı başka bir geçmişte ve belki de hala yaşatıyordum bıraktığımda geride. Bir iğreti oluşumu bu içimde, bir eğreti sanki başkasına verilen. Bir esneme ansızın, elimde tuttuğum yaşamın ipleri gerilmişken ve bir deneme, tümcelerin beyaz sayfaların üzerine tünediği. Tün dediğim; gece, uyanmak istenilmeyen düşlerden, gündüzlere serpiştirdiğim. Serildiğim, bir darbe ile yere, bir hançer ile bendimden. Kendimden biraz da ve kendiliğinden oluşan hislerdi maraz aralandığında ocak, yanacak olduğunda, yarılanacak olduğunda ömrün Şubat’ta. Dinince yağmurlar, konuşmayı bıraktım onlara. Yazıyordum, artık yalnız bana ait olanlara.