Selofanla kaplı bir mukavvanın içerisinde yaşam mücadelesi veren minik canlar. Dünyaya iki çift göz daha geldi Mona ancak henüz bilmiyorlar. Siyah kürkün pigmentasyonu dişilere nazaran erkeklerde daha çok görülse de, onları getiren bu yaşama, asla değil Bombay ırkından. Uğursuzluk getiren bir kedi sadece.
Neden karanlıktan gelen her renk, şans temsili oluşturmaz öykülerde?
Söylesene Mona, karşılaştığımız her güçte neden dayanak ararız kendimize, neden kaybederken bahanemiz olur çıkılan yolculukta dökülen su peşine…
Hurafeler…
Atlatılan her bir badirenin ardında, tutunmaya çalıştıklarımıza birer mesken düşüncelerde. Üç kez vuruyor olman parmaklarını ahşap zemine, korkuyor, titriyor olman, başına geleceği hissiyle Mona.
Korkuyor olmak, bilinmeyenin canını acıtması aslında. Bilinmezliğin belirsizliği bu yaşamda.
Büyüyor kediler, birkaç ay sonrasında on sekiz yaşımda olacaklar.
Henüz korkmuyorlar, korkuyu tatmadılar.